Idil Biret
TR |
EN |
DE |
Yaşam Öyküsü

İdil Biret – Yaşam Öyküsü

yasamoyku1.jpgTürkiye’nin “harika çocuğu” İdil Biret’in müziğe olan ilgisi 2 yaşında başladı. 5 yaşına geldiğinde olağandışı müzik yeteneği, “absolut” kulağı ve duyduğu her parçayı anında ve eksiksiz olarak piyanoya aktarabilme yeteneği ile Türk ve Avrupalı müzik çevrelerinin hayranlığını kazandı. İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün talimatı ve Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in özel ilgisiyle, TBMM’nin kendi adına çıkardığı özel yasadan yararlanarak yedi yaşında ailesiyle birlikte Fransa’ya gönderildi. Paris Konservatuarı’nda Nadia Boulanger’nin öğrencisi oldu. Alfred Cortot ve Wilhelm Kempff gibi hocalarla çalıştı. Küçük yaşta Kempff’in hayranlığını kazanan Biret, 11 yaşında iken onunla Paris’te Champs-Elysees’de Mozart’ın İki Piyano için Konçertosu’nu çaldı.

Devamı…

İdil Biret’in Annesi Leman Biret’in Anıları

lemanbiretanilar1.jpgİdil’in çocukluk hayatını, musikideki hamlelerini, söylediği hoş sözleri vb. günü gününe kaydetmemizi onu her tanıyan bize hararetle tavsiye etmişti. Ne yazık ki biz bu yerinde ikazlara lazım gelen önemi vermedik ve şimdiye kadar bu konuda en küçük bir teşebbüse bile girişmedik. Bugün geride kalan o güzel günlerin bazı ilginç ve hoş hatıralarını eşelemek isterken bana yardımcı olabilecek hiç bir vesikaya sahip olmadığımı esefle görüyorum. Ve ancak anılara başvurmak suretiyle bir şeyler karalamaya çalışıyorum.

Müziğe karşı yoğun bir tepki
İdil’i dinleyen her kişi istisnasız şu suali sorardı: “Çocuğun istidadını ne zaman ve nasıl keşfettiniz?” Bu sualin cevabı hem kolay hem de güç; zira biz de bunu tam zamanında tespit etmiş değiliz.

Devamı…

Harika Çocuklar Yasası Nasıl Çıktı?

TBMM’de Bir Akşam Oturumu
Kırkikindi yağmuları çoktan bitmiş, bozkırın sarı sıcağı erken çökmüştü Ankara’ya… 1948 Temmuzu’ydu. Ülkenin gündemini öncelikle çok partili demokrasiye geçiş ve seçim tartışmaları işgal ediyordu. Demokrat Parti kurulmuş, 1946 seçimlerine katılmış, ancak çoğunluk sistemi nedeniyle 465 sandalyelik Meclis’e 66 temsilci sokabilmişti.
TBMM 7 Temmuz günü, gündemindeki yasaları görüşüyordu. Taş bina dışarının sıcağını fazlaca geçirmediği için milletvekilleri havadan fazla etkilenmeden çalışabiliyorlardı. İki oturum yapılmış, verilen aradan sonra sıra üçüncü oturuma gelmişti. Milletvekillerinde akşam kıpırtıları başlamıştı. Başkanvekili Feridun Fikri Düşünsel saat 17.50’de oturumu açtığında 465 üyeli Meclis’te yeterli çoğunluk vardı. Divan katipliklerinde Sait Köksel ile Dr. Aziz Uras oturuyorlardı.

Devamı…

8 Yaşında Paris Radyosu’nda İlk Konser

biret_paris_radyo_konser_cd.jpgBiret kendi adına TBMM tarafından çıkarılan kanundan yararlanarak geldiği Paris’te ünlü piyano pedagogu Nadia Boulanger ile çalışmaya başlamıştı. Bu sırada Fransız müzik camiasında genç bir Türk kızının Paris’e geldiği haberleri yayılmaktaydı. İdil Biret yeteneğini sergilemesiyle müzik otoriteleri bu küçük yaştaki kızdan bir dahi olarak söz etmeye başlamışlardı. Halkın da İdil Biret’i tanımak istemesi üzerine Fransız Radyosu İdil Biret ile canlı olarak yapılacak bir röportaj ve onu izleyecek bir mini konserden oluşan bir program hazırlamaya karar vermişti. 1949 yılının sonlarında yapılan bu programda İdil önce anneannesine selam yolluyor, daha sonra Fransızca olarak Paris ve hocası Nadia Boulanger ile ilgili izlenimlerini aktarıyor bahsediyor. Bu kısa röportajdan sonra İdil Bach, Couperin, Beethoven ve Debussy’den eserler çalıyor.

Devamı…

8 Yaşında Paris Radyosu’nda Yapılan Söyleşinin Tam Metni

- İdil, maintenant je voudrais que vous disiez quelque petite chose, quelque petit mot pour vos compatriotes, pour les turcs, que vous disiez aussi quelque chose a votre grand-mère. Alors si vous voulez le dire en français, dites le en français, oubien si vous aimez mieux, dites le en turc. Que l’auriez vous dire a votre grand-mère en ce moment? Si votre grand-mère etait la, si elle etait devant vous, est-ce que vous aimeriez lui parler, lui dire quelque chose?
[İdil, şimdi senden bize bir şeyler söylemeni isteyeceğim. Seni dinleyenler için, yurttaşların için, Türkler için birkaç söz. Şu anda seni dinleyen büyükannen için de bir şeyler söyler misin? İster Fransızca, ister Türkçe. Ne söylemek isterdin şu anda büyükannene? Burada olsaydı şu anda o, neler demek isterdin ona?]

Devamı…

İdil Biret’in Amerika Debut’sü

biret_leinsdorf_prova_120_1.jpg22 Kasım 1963 Bostonİdil Biret’in Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk konseri Boston’da gerçekleşti. Charles Munch Nadia Boulanger’nin önerisi üzerine Biret’i Boston Senfoni Orkestrası’yla Boston, New York ve başka şehirlerde bir dizi konser vermesi için davet etmişti. Biret daveti kabul etti. Orkestraya 1963 yılında Munch’un yerine Eric Leinsdorf gelmişti. Biret’in konserlerini de bu şef yönetecekti. Sunulan pek çok seçenek arasında repertuvarın en zor yapıtlardan biri olan Rachmaninov’un 3. Piyano Konçertosu’nun çalınmasına karar verilmişti. Bu konçerto Boston Senfoni Orkestrası tarafından daha önce Rachmaninov (1919, 1935), Horowitz (1928, 1941, 1944, 1948), Malcuzyinski (1947) ve Byron Janis (1957) gibi solistlerle çalınmıştı. Biret’le ilk konser 22 Kasım günü saat 14.00’da yapılacaktı.

Devamı…

Ödüller, Nişanlar, Jüri Üyelikleri

  • Paris Konservatuarı, Konservatuar Birinciliği, 1957
    1952 yılında Paris Konservatuarı’ndaki Yüksek Solfej ve Deşifraj bölümlerini ‘Birincilik Ödülü’ ile bitiren Biret, 1957 Haziran’ında Konservatuar’da devam ettiği Piyano, Oda Müziği ve Eşlikçilik sınıflarının her birinden ‘Birincilik Ödülü’ ile mezun oldu ve ‘Birincilerin Birincisi’ ünvanını aldı.. Reine Laurent Ödülü ve Popelin mükafatlarını kazandı.
  • Lily Boulanger Memorial, Boston, 1954, 1964

    Devamı…

“En Sevdiğim Öğrencim….. ” İdil Biret ve Wilhelm Kempff

biret_wilhelm_kempff.jpgKempff’le olan müzikal birlikteliğini onunla ilk tanıştığı 7 yaşından, Kempff’in ölümüne dek sürdüren Biret, Kempff’in en çok sevdiği öğrencisiydi. Biret, hocasını şu sözlerle anlatıyor:

“Kempff’le ilk karşılaşmam Paris’te bir oteldeydi. 7 yaşındaydım. Lobide bir duvar piyanosu vardı. Kempff’e ilk kez bu piyanoda çalmıştım. Bu kadar büyük ve böylesine alçakgönüllü bir piyanistle tanışmak benim için yepyeni bir tecrübe ve harika bir duyguydu. Daha önce tanıştığım tüm müzisyenler kendini beğenmiş ve gösterişli tiplerdi.

Devamı…